Hadi itiraf edin aramızdan kalıcak =) , bu yazıyı okuduğunuza göre Gaziantep’e gerçekte Gazi şehrimizin nefis yemeklerini yemek için geliyorsunuz da iki öğün arasında ne yapsak diye bakınıyorsunuz değil mi?

Hiç boşuna yanaklarınız al al olmasın, Gaziantep’e gelen misafirlerimiz için çok sıradan bir durum bu. Hele bi dönüş uçağına doğru gidin, herkes ellerinde torba torba baklavalar, fıstıklar, çaktırmadan gömlek altında açılmış pantalon düğmeleri, hala yemeklerimiz konuşuluyor. Şahsen hemen hemen bütün araç teslimi yaparken bizzat yaşadığım gözlemlediğim durumlar bunlar =))

Önemli Rica =) : Geziniz bittikten sonra bizlere google üzerinden yorum yapmayı lütfen çok görmeyin.. İyi eğlenceler şimdiden.

YORUM İÇİN TIKLAYIN

Sırasıyla Güzel Gaziantep’imizin Gezilecek yerlerini Saymaya Kalkarsak Eğer;

1. Zeugma Müzesi
2. Kebapçı Halil Usta
3. Koçak Baklava
4. Aşina
5. Ciğerci Ali Haydar
6. Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi
7. Naip Hamamı
8. Gaziantep Kalesi
9. Panaroma Müzesi
10. Hamam Müzesi
11. Mutfak Müzesi
12. Kaleoğlu Mağarası
13. Gümrük Hanı
14. İmam Çağdaş
15. Zincirli Bedesten
16. Katmerci Zekeriya Usta
17. Recep Usta
18. Bakırcılar Çarşısı
19. Elmacı Pazarı
20. Tahmis Kahvesi
21. Metanet Lokantası
22. Savaş Müzesi
23. Çulcuoğlu
24. Oyun ve Oyuncak Müzesi
25. Atatürk Anı Müzesi
26. Kurtuluş Cami
27. Bayazhan
♡  Ne demek? –  Biz size 2 günlük  bir program çıkardık. Bu program Gaziantep’te  2 tam günü olanlar için ideal ama işin içine çocukla seyahat ya da 3 kişiyi aşan gruplar girince tempo ister istemez yavaşlıyor. Ya da bazılarının Antep’te 2 tam günü olmayabiliyor. O ya da bu sebepten bir şekilde programın gerisinde kalacak olanları düşünerek öncelik vermenizi önerdiğimiz gezilecek yerlerin başına ♡ koyduk.
1.GÜN – NEFİS BEYRAN
Güne Gaziantep usulü bir kahvaltı ile başlamak için siz ilk olarak ünlü beyrancı Metanet’te alacağız. 🙂 Beyran, bol iç yağlı, pirinçli ve kuzu etli çorba kıvamında leziz bir sulu yemek ama alışık olmayanlar için kahvaltıda ağır bir tercih. Biz yine buraya gelmişken herşeyi adabıyla yapın ve kahvaltıda beyran için deriz. Bugün bir kez daha kahvaltı yapacağınız için mutlaka 1 porsiyonu 2 kişi paylaşın deriz. Alışık olmayanların bağırsaklarını hareketlendirmesi mümkün.

1. Şahinbey Savaş Müzesi  ♡

Gaziantep’i gezmeye başlamak için bundan daha iyi bir yer olamaz. Evet, burası Gaziantep’in Kurtuluş Savaşı’nda verdiği kahramanca mücadeleyi anlatan bir müze ama aynı zamanda Gaziantep’in kosmopolit yapısını, kültürünü, yaşam tarzını ve savaştan sonraki evrimini de anlattığı için Gaziantep ile tanışmak için de çok iyi bir yer.

Güzel bir müze olmuş, insan gerçekten etkileniyor, hüzünleniyor. Batıdaki mücadele daha kritik önem taşıdığı için Antep istilacılara karşı yalnız başına kalmış. Önce İngilizler gelmiş. Onlar ılımlı bir yaklaşım sergiledikleri için nisbeten huzurlu geçmişse de Fransızların gelmesi ile Antep’te büyük acılar yaşanmış. Aç, hasta, cephanesiz kalan halkın kendi kendini müdaafa etmek için verdiği tüyler ürperten mücadelenin hikayesini mutlaka burada yerinde görmelisiniz.

2. Bakırcılar Çarşısı ♡

Bakırcılar Çarşısı Gaziantep’in en ünlü çarşısı. Adını orada satılan bakır eşyalardan almış, zaten bakır işçiliği Gaziantep’in en eski mesleklerinden. Hatta bir el sanatı demek yanlış olmaz. Bu yüzden Gaziantep’te her köşe başında bakır sahanlar, çaydanlıklar, cezveler, bardaklar işleyen ustalar görüyorsunuz. Gaziantep’ten alınan en popüler hediyelik eşyaların içinde de tabi ki bakır ev gereçleri var. Sahan alacak olursanız kullanılan materyale göre sahanın ağırlığı, fiyatı ve kalitesi değişiyor. Zaten elinize ikisini de alınca farkı anlıyorsunuz, ağır olanlar daha sağlıklı ve güvenilir malzemedenmiş. Ama bugün satın almayın, sadece bakın deriz. Daha bir sürü çarşı pazar gezeceksiniz. Yarının programını en beğendiklerinizi alıp otele bırakacağınız şekilde planladık.

3. Zincirli Bedesten Çarşısı

Bedesten eski zamanlarda kurulmuş, hanlar gibi üstü kapalı yerlerde ince uzun, alışveriş yapılan çarşılara deniyor. Eskiden Gaziantep’te 5 tane bedesten varmış, ama şu an hala alışveriş yapılabilir durumda olan 3 tane var: Zincirli Bedesten, Hüseyin Paşa Bedesteni ve Kemikli Bedesten.

Zincirli Bedesten 17. yüzyılda Darendeli Hüseyin Paşa’nın yaptırdığı bir bedesten ve eskiden “Kara Basamak Bedesteni” diye bilinirmiş. Bedestende özellikle baharat, hediyelik eşya gibi otantik minik şeyler satılıyor. Ayrıca et ve sebze hali olarak da kullanılıyor o yüzden sırf turistlerin değil yerlilerin de alışveriş için tercih ettiği bir yer. Bedesten aslen tek katlı olsa da bir süre sonra üstüne bir kat çıkılıp burası Adliye Binası olarak kullanılmış. Fakat sonra çıkan bir yangında bu kat yok olup şu anki haline yani alışveriş yapılan bir çarşıya dönüşmüş tekrar.

4. Gümrük Hanı

Gümrük Hanı, Gaziantep’te hala sürdürülen tüm zanaatları bir arada bulabileceğiniz tarihi bir han. Burada geleneksel el sanatları ve ürünlerin satıldığı dükkanlar, bakır, sedef, kutnu ve ebru ustalarının atölye/dükkanları var. Bir de hem han içinde hem de hanın karşısında Antepsepeti diye bir yer var. Buradaki ürünler Gaziantep çarşılarından toplanmış seçmece ürünler farklı ürünler. Aynı ürünleri dışarıda çok daha makul fiyata bulunabiliyor ama Gaziantep’te çarşı gezmeye zamanı olmayanlar için güzel bir ürün yelpazesi var.

5. Kaleoğlu Mağarası

Şahinbey Müzesi’nde bahsettiğimiz gibi mağaralar Gaziantep’in sosyal hayatının önemli bir parçası. Kaleoğlu Mağara cafesi de bunun en güzel örneklerinden biri. Önce tarihi bir hanın içine giriyor, avlusundaki kapılardan birisinden mağaraya iniyorsunuz. Mağara kocaman, ferah bir yer olsa da gün ışığı almadığı için bizce klostrofobik bir yer. Mola vermeden şöyle bir bakıp çıkabilirsiniz. .

🍴   KATMER – Biliyorum daha acıkmadınız ama bu gezi zaten sürekli acıkamadan yemek yiyerek geçecek. Gaziantep’in en ünlü katmercisi Zekeriya Usta’ya günün 2. kahvaltısı için uğrayın. Antepliler de böyle yapıyor zaten; gün ağırmadan 1. kahvaltı yapılıyor, ağırdıktan sonra da 2. kahvaltı. 🙂 Tavsiyemiz 1 porsiyonu 4 kişi yemenizdir.

6. Gaziantep Kalesi

Gaziantep Kalesi, Gaziantep’in tam merkezinde tepesinde bulunan bir kale. Ne zaman yapıldığı net bilinmese de ciddi eski bir yapı, Roma döneminde gözlem için kullanılmış. Kalenin çevresi 1200 metreymiş. Günümüzde de “Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi” olarak kullanılıyor. Bu müzenin içinde Gaziantep’in gösterdiği savunmayla ilgili 45 dakikalık bir sunum var. Giriş ücretsiz. Kış aylarında 08.00-17.00, yaz aylarında ise 09.00-19.00 saatlerinde açık.

7. Hamam Müzesi ♡

Hamam Müzesi, aslında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliyenin 1577 tarihli hamamı. 2015 yılında Gaziantep Belediyesi tarafından restorasyon geçirerek Osmanlı hamam kültürünün sergilendiği bir müze haline getirilmiş. Hem klasik bir Osmanlı hamamının soğukluk, ılıklık, sıcaklık gibi bölümlerini görebiliyor hem de hamam araç – gereçleri ve balmumu maketlerle canlandırılan hamam geleneklerini görüyorsunuz. Mesela çok enteresan bir yöresel hamam geleneği, kurt kafası ile kırk taş suyu gibi! Bebeğin kırkı çıkınca bebeği nazardan korumak için kurt kellesi ile yıkıyorlarmış. Anne oturuyor, bir kadın bebeği annenin üzerine tutuyor, diğer kadın da elindeki tastaki suyu kurt kafasından bebeğe ve sonra da anneye akacak şekilde döküyor. Bu hala yaşatılan bir gelenekmiş. Kurt kafası belli başlı ailelerde oluyormuş, onlardan ödünç alınıyormuş. Bulunamadığı durumlarda da kaplumbağa kabuğu kullanılıyormuş. Hamam ve hamam kültürü ile ilgili bu ve bunun gibi gelenekleri Hamam Müzesi’nde görebilirsiniz.

8. Gaziantep Kahramanlık Panorama Müzesi

Gaziantep Kalesi’nin içinde bir bölüm Panorama Müzesi’ne ayrılmış ve bu bölümde savaş yıllarını anlatan resimler, maketler ve heykellerin olduğu bir galeri var. Galeride Antep halkının ve askerlerin İstiklal Savaşı’nda verdiği mücadele anlatılıyor. Gaziantep Kalesi’ne giderseniz mutlaka uğrayın deriz, özenle hazırlanmış. Giriş ücretsiz

9. Medusa Arkeolojik Cam Eserler Müzesi

Medusa Cam Eserler Müzesi Türkiye’deki ilk özel cam eser müzesi. Bu müze de Gaziantep Kalesi’ne yakın tarihi bir Gaziantep evine kurulmuş. Müzede tunç çağından tutun da Roma, Bizans ve İslami dönemlere dair cam ve toprak eserler sergileniyor. İçinde antikaların satıldığı bir bölüm ve mozaik – cam boncuk yapılan farklı odalar var. Medusa Cam Müzesi 2008 yılında kurulmuş, içinde atölyeler var. Eğer cam yapımına ilgiliyseniz gidip görmek ve antika eşya satılan kısmına göz atmak iyi bir fikir olabilir. Ayrıca etkinlik ve kurslar için websitesinde ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz. Giriş 4 TL

10. Naib Hamamı

Hamama girmeye muhtemelen vakit yok ama yıldırım gezginler için bir not olarak burada dursun:
Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde bile söz edilen Tarihi Naib Hamamı Gaziantep Kalesi’nin tam aşağısında kalıyor. Hamam tam 1640 yılında inşa edilmiş ve Gaziantep’te hala günümüzde Osmanlı’nın hamam geleneğini yansıtan en güzel yerlerden. AB’nin GAP Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması Hibe Programı kapsamında da 2007 yılında yenilenip tekrar açılmış. Her gün açık, gittiğinizde sırf hamam özelliklerini de kullanabilirsiniz, sauna, masaj, cilt bakımı gibi hizmetler de alabilirsiniz. Havludan şampuana terliğe herşeyinizi kendinizin getirmesi gerekiyor. Hamam 09.00 – 17.00 saatleri arasında kadınlara, 18.00 – 24.00 saatleri arasında da erkeklere açık. Bayanlar için giriş 17 TL, erkekler için giriş 18 TL. Bayanlar için ekstra kese ya da masaj isterseniz ikisi de 7 TL. Erkekler için kese de masaj da ekstra 9 TL

 11. Zeugma Mozaik Müzesi  ♡

Zeugma Mozaik Müzesi Gaziantep’in en önemli turist noktalarından birisi. 2011’de açılan müze dünyanın en büyük mozaik müzesi olarak açılmış ama sonradan 2014 yılında Hatay Arkeoloji Müzesi’nin açılmasıyla Zeugma Mozaik Müzesi dünyanın ikinci en büyük mozaik müzesi haline gelmiş. 1700 metrekare gibi epey büyük bir alana yayılan eserler yaklaşık iki bin yıllık mozaikler. Müzedeki mozaikler Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılmış bu yüzden özellikle arkeolojik olarak çok değerli ve dünya çapında bilinen bir müze burası.

12. Tahmis Kahvesi   ♡

Geceleri pek Gaziantep’te yapılacak birşey yok. O yüzden tarihi Tahmis Kahvesi’nde menengiç kahvesi ya da zahter çayı içmeyi en sona bıraktık. Zaten Anadolu Evlerinde kalıyorsanız oteliniz İmam Çağdaş’ın hemen sırtına Tahmis Kahvesi de 5 dakikalık yürüme mesafesinde.

Yaklaşık 1635 yılında Tekke’ye gelir amaçlı yapılan Tahmis Kahvesi’nin mazisi gerçekten eski. Özellikle halk tarafından senelerce Lokuslu Kahve ya da Tömbekici Kahvesi diye geçse de adı Tahmis Kahvesi olarak kalmış. Tahmis ise kahvenin dövüldüğü yer demek. Kahve çok otantik ve salaş bir yer. Küçük masalar ve sandalyelerde oturup çay-kahve içiyorsunuz. Buranın özellikle dibek kahvesi meşhur. Bizim damak tadımıza çok uymadı ama Tahmis’e gidince tatmadan dönmek olmaz diye düşünüyoruz. Gaziantep’te uğranması gereken yerlerden birisi.

2. Gün – CİĞER KEBABI

İşte afyonu patlatmak da değil, delip geçen bir Gaziantep kahvaltısı daha: sabahın 5’inde ciğer yemek. :)) Haydar Usta da Antep’in en ünlü ciğercisi. Sabah namazından önce açıp, bir kaç saat içinde yok satıp, 7’ye kalmadan dükkanı kapıyor. Öyle seviliyor. 7’ya doğru gelirseniz avucunuzu yalama ihtimaliniz yüksek, o yüzden 6.15 gibi burada olmaya bakın. Haydar Usta kapattıysa hemen yakınındaki Löküs de çok seviliyor.

13. Rumkale ♡

Rumkale Gaziantep’te Nizip ilçesinde olan Kamışlı Köyü’nün içinde bir yarımadada, fotoğrafta tam karşımda duran yer. Kale, Fırat Nehri ve Merzimen Çayı’nın tam birleşimindeki dik kayalıkların üstünde inşa edilmiş. Roma ve Ortaçağ’dan kalma kalıntılar da bulunuyor bu yarımadada. Üzerinde Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, eski dönem kalıntıları, hendekler ve kuyular gibi birçok eski dönem izleri var. Roma İmparatorluğu döneminde Hz. İsa’nın havarilerinden biri olan Yohannes’in Rumkale’ye yerleşmesi sonucunda Hristiyanlık’ın yayılımı hız kazanmış. Bu yüzden Rumkale de Hristiyanlık tarihinin önemli yerlerinden sayılıyor.

14. Emine Göğüş Gaziantep Mutfak Müzesi

Emine Göğüş Gaziantep Mutfak Müzesi, Gaziantep Kalesi’ne 200 metre uzaklıkta. Türkiye’nin ilk Turizm Bakanlarından Ali İhsan Göğüş doğduğu evi annesi Emine Göğüş adına müze açılması amacıyla bağışlamış. Bu konak 1904 yılında yapılmış ama müze haline getirebilmek amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi restorasyonunu yapıp 2008’de müze olarak açmış. Gaziantep’in lezzetleri bildiğiniz gibi çok ünlü, bu yemekler yapılırken kullanılan mutfak araç gereçlerini ve seneler boyunca değişimini görebilmemiz amacıyla bu mutfak müzesi kurulmuş. Türkiye’nin ilk mutfak müzesi olan Emine Göğüş Mutfak Müzesi’nde Gaziantep’in mutfak kültürüne dair her şey var. Çoğu eşya bakırdan yapılmış ve oldukça eski. Müzenin bir de hediyelik eşya satan bölümü var, bir şeyler almak isterseniz göz atabilirsiniz. Pazartesi hariç her gün 08.30-17.30 saatlerinde açık. Normal ücret 1 TL, indirimli 0.50 TL. 7 yaşın altına ve 64 yaşın üstüne ücretsiz.

15. Tarihi Bey Mahallesi ♡

Bey Mahallesi, aslen Selanik doğumlu Atatürk’ün Türkiye’de resmi olarak nüfusa kayıtlı olduğu mahalle. Gaziantep’in tarihinin beşiği desek yerinde olur. Burada 1500’lü yıllardan kalma müthiş taş evler var. Bir kısmı renove edilip cafe / restoran tarzında yerler olmuş. Oyuncak Müzesi, Atatürk Anı Müzesi, Etnografya Müzesi ve Hamam Müzesi de bu mahallede bulunuyor. Bu mahallenin en önemli özelliği tarihi dokusunu bozmamış olması bir yana 20 yy’a kadar Müslümanlarla, azınlık Ermenilerin kapı komşusu olarak yaşamış olması. Zaten St. Mary Kilisesi’nin (Kurtuluş Cami) mahalleye çok yakın olmasından ve Ermenilerden kalmış konaklar bu gerçeği kanıtlar nitelikte.

Eski Gaziantep’in binaları bizi bizden aldı. Sokakları dolaşırken eski evlere mutlaka dikkat edin, mimarileri gerçekten yöreye özgü çünkü. Özellikle eskiden evler havara veya keymıh isimli özel yumuşak taşlarla inşa edilirmiş. Zaten ilginizi mutlaka çekecektir, evler genelde bir ya da iki katlı, maksimum üç. Bazı eski evlerde pekmez veya zeytinyağı gibi yiyecekleri depolamak için mahzenler olabiliyor. İçlerini göremeseniz bile mutlaka eski Gaziantep evlerinin mimarisine dikkatli bakın deriz, çok güzeller.

Bu ahşap kepenkler Gaziantep’in çehresinin en önemli elemanlarından biri. Binalar farklı olsa da hepsinin altındaki dükkanların tektip ahşap kepenk kullanması sayesinde hem göze hoş gelen homojen bir görüntü oluşuyor, hem tarihi doku korunuyor. Sanki tabelasıyla, cephesiyle, giriş katlarındaki görüntüyü bir standarta bağlamak çarpık kentleşmeyi düzeltmese de yara bandı olabiliyor gibi duruyor.  Gaziantep bu yönüyle gerçekten Türkiye’ye öncülük edebilecek yerlerden. Zaten son 10 yıldır Gaziantep’te tabela kirliliğinden, kepenklere, restorasyona ciddi bir şehre tarihi dokusunu geri kazandırma çalışması sürdürülüyor ve gerçekten güzel meyveler vermiş. Elbette her zaman daha fazlasını yapmak mümkün, ama zaten iyileştirmenin sonu yok.

16. Atatürk Anı Müzesi

1933 yılında, Gaziantep’i ziyaret eden Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nda inanılmaz bir direniş örneği gösteren Gaziantep için övgü dolu sözler söyler ve nüfusuna kaydolur. Daha sonra da her yıl gelenekselleşen bir şekilde Gazinatep’i ziyaret eder. Hatta 1936 yılındaki bir konuşmasında Gazianteplilerden “Türküm diyen her şehir her kasaba ve en küçük Türk köyü, Gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler” şeklinde bahseder. Böylece Antepliler de onun anısına, Bey Mahellesi’nde, Konukoğlu ailesine ait geleneksel Antep Evi’ni anı müzesine çevirmeye karar verirler. Müzenin avlusunda, Atatürk’ün nüfus kaydını gösteren nüfus cüzdanı örneğiyle Gaziantep’e verilen İstiklal Madalyası görülebiliyor. Evin içinde ise Atatürk’ün Gaziantep’e geldiğinde kullandığı karyola ve kapsamlı bir Atatürk Araştırmaları Kütüphanesi var. Ama malesef çok dolu dolu bir müze dememiz mümkün değil. 5 – 10 dakika da herşeyi görüyorsunuz.

17. Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi ♡

Gaziantep’te sırf çocukların değil her yaştan insanların ilgisini çekebilecek çok tatlı bir müze var! Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, 1700’lü yıllardan beri günümüze kadar oyuncakların evrimini görebileceğiniz bir müze. İstanbul Kadıköy’deki Sunay Akın’ın Oyuncak Müzesi gibi. Hatta Gaziantep’te 2013 yılında açılan bu müzenin küratörlüğünü de Sunay Akın yapmış. Ayrıca oyuncakların da eski, güzel Gaziantep evlerinden birinde sergileniyor olması müzeyi daha da görülesi hale getirmiş. Müthiş güzel parçalar var. Tavsiye ederiz.

Pazartesi hariç her gün 08.30-17.30 saatlerinde ziyaret edebiliyorsunuz. Giriş ücreti tam 1 TL, indirimli 50 kuruş, 7 yaşın altındaki çocuklara ve 65 yaş ve üstüne ücretsiz

18. Kurtuluş Camisi

Cami 1892’de Valide Meryem Kilisesi ismiyle yaptırılmış, diğer ismi de St. Mary. Kilise halindeyken kilisenin çanını Hirant Köşkeryan Brezilya’da yaptırmış, Gaziantep Müzesi’ne yolunuz düşerse bu çan günümüzde orada sergileniyor. Cami kilise olarak yaptırılsa da sonraki yıllarda bir süre boş kalmış, bir süre hapishane olarak kullanılmış ve sonunda camiye dönüştürülmüş. Hala da mimari açıdan çok güzel bir cami ve Gaziantep’teki en büyük camilerden biri.

19. Elmacı Pazarı

Yerel lezzetleri ve kültürü tatmak görülebilecek en iyi mekanlardan biri Elmacı Pazarı. Bazı yerlerde Almacı Pazarı diye de geçebiliyor. Otantik ve nostaljik bir pazar. Özellikle fıstık, ceviz gibi kuruyemişler, baharatlar; kurutulmuş neredeyse her sebze ve meyve; bakır cezveler ve sahanlar hepsini burada bulabilirsiniz. Tabi ki iş birazcık daha turistik hale gelmiş. Mesela bir türk kahvesi bardağını Gaziantep Kalesi’nin çevresindeki minicik bir dükkanda 30 TL’ye bulurken, Elmacı Pazarı’nda sorduğunuzda aynısına 70 TL fiyat alabiliyorsunuz. Bu yüzden her yerde benzer şeyleri bulabileceğinizi aklınızda bulundurup birkaç yere fiyat sormadan alışveriş yapmamanızda fayda var. Yine de taze kuruyemişler burada en güzellerinden. Özellikle de baklavalık antep fıstığı alacaksanız.

20. Hanlar

Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ticari hayatın önemli bir parçası olan hanlar hala Gaziantep’te bolca var. Gaziantep de ticaretin yoğun yaşandığı yerlerden olduğu için Türkiye’deki birçok ile kıyasla daha fazla sayıda han görebiliyorsunuz. Eskiden iki tarz han varmış; bir kısmı ulaşım yollarının üzerine kurulur ve bunlara “menzil” denilirmiş, diğerleri ise şehre inşa edilirmiş ve “şehir hanı” denilirmiş. Şehir hanları ticaret için kullanılır, üst katları tüccarların geceyi geçirmeleri için, giriş katlar ise onların hayvanları için bir yer olurmuş. Gaziantep’te 31 tane han varmış, farklı nedenlerle bir kısmı yıkılıp zarar gördüğü için günümüze hepsi kalamamış. Günümüze ulaşabilen hanlardan bir kısmı: Şıra Hanı, Tuz Hanı, Emir Ali Hanı, Anadolu Hanı, Kürkçü Hanı, Belediye Hanı, Elbeyli Hanı, Yeni Yüzükçü Hanı, Tütün Hanı, Hacı Ömer Hanı, Millet Hanı ve Yeni Han. Mutlaka bir iki tanesine uğrayıp bu tarihi mimariyi görün deriz.

21. Gaziantep Botanik Bahçesi

Gaziantep’teki ilk botanik bahçesi olarak 2009 yılında açılmış. Botanik bahçe eğitim merkezi olma amaçlı kurulmuş ve ilkokul-ortaokul-lise öğrencileri başta olmak üzere bütün ziyaretçilere bölgenin ve Türkiye’nin bitki örtüsünü tanıtmak öncelikli hedef. Botanik bahçedeki her bitkinin üzerinde familyası, türü, anavatanı gibi bilgiler yer alıyor, bu sayede sırf bakınmaya değil de bilgi edinmeye de gidebilirsiniz. Özellikle bahar aylarında çiçekler rengarenk ve görmeye değer oluyormuş. Tabiki bahçenin düğün fotoğraflarının vazgeçilmez mekanı olduğunu da söylemeden olmaz. 🙂 Giriş ücreti normal 1 TL, öğrencilere 50 kuruş. Sabah 09.00 ile güneş batımından yarım saat önceye kadar ziyaret edebiliyorsunuz.

22. Yesemek Açık Hava Müzesi

Yesemek 1890 yılında Alman Doğu Araştırmaları Kurumu’nun araştırma ve kazı işlemlerinde bulunup tanınır hale gelmiş. Sonrada 1960’lı yıllarda kazı ve araştırmalar arttırılıp ülkemiz tarafından da yapılmaya başlanmış. Özellikle son senelerde yapılan kazılarda 300 adet gibi ciddi bir sayıda heykel bulununca Gaziantep Müze Müdürlüğü burayı Açık Hava Müzesi’ne dönüştürmeye karar vermiş. İçinde bir de sanatkarların çalıştığı bir “Heykel Atölyesi” var. Yesemek Açık Hava Müzesi, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 2012’de UNESCO Dünya Mirasları Geçici Listesi’ne girmiş. Giriş ücretsiz. 15 Nisan-2 Ekim tarihleri arasında 09.00-19.00 arası, 3 Ekim-14 Nisan tarihleri arasında ise 08.00-17.00 arası açık.

23. Köklüce Kanyonu

Köklüce Kanyonu Gaziantep’teki en iyi tırmanış noktalarından biri. Tırmanış yapmak için bir sürü rotaları var ve böyle bir ilginiz varsa Gaziantep’e gittiğinizde gidebilirsiniz. Ayrıca kamp yapmak isterseniz oldukça doğal kalmış, hiç ellenmemiş süper bir kamp alanı. Biz en son gittiğimizde (2016) henüz tuvalet, duş, elektrik gibi ihtiyaçlarınızı bulabileceğiniz bir yer yoktu. Buna karşın kamp yapmak ücretsiz ve istediğiniz yere çadırınızı kurabiliyorsunuz. Evde yoklarımızdan daha önce burada kamp veya tırmanış yapan varsa harika tavsiyelerinizi mutlaka bekliyoruz!

ÖNEMLİ RİCAYI LÜTFEN UNUTMAYIN =)

YORUM İÇİN TIKLAYIN

Bu Yazı 72 defa okundu.

9 Kasım 2018
YORUMLAR
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapın.